|
|
 |
DİĞER WEB SİTELERİMİZ - bağlantıyı açmak için lütfen resmin üzerini tıklayın |
|
|
|
Logged |
|
|
|
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2009, 17:27 » |
|
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu nu konuşması sırasında elektrik çarptı. Yazıcıoğlu, Yeter artık burada da mı elektriğe vereceksiniz diyerek 12 Eylülde yaşadıklarıyla ilgili bir itirafta bulundu
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde partisinin seçim bürosunun açılışında halka hitap etti. Konuşması sırasında mikrofondaki kaçak nedeniyle elektrik çarpan Yazıcıoğlu, ''Beni günlerce elektriğe verdiler. Yeter artık burada da mı elektriğe vereceksiniz'' diye konuştu.
Emirdağ'da belediye başkanlığı için aday göstermediklerini belirten Yazıcıoğlu, il genel meclisi üyeliği için halktan destek istedi.
Türkiye'nin ayrılıklardan çok çektiğini belirten Yazıcıoğlu, ''Bu ülke insanını Alevi, Sünni, Kürt, Türk diye ayırdılar. Halbuki Cumhuriyeti, Alevisiyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, Boşnağıyla birlikte kurduk. Ecdadımızın bize bıraktığı bu emaneti birlikte koruyacağız, birlikte yöneteceğiz. Onun için biz büyük birliği özlüyoruz. Onun için adımızı Büyük Birlik koyduk.''
Konuşmasında, siyasetçilerin dürüst ve temiz olması gerektiğini ifade eden Muhsin Yazıcıoğlu, şunları kaydetti:
''Özen duyulan insanların aile ve ticari hayatı açık olacak. Güvenilir insanlar olacak. Siyasetin böyle yapılması halinde yararlı olacağını düşünüyorum. 41 yıldır bu anlayışla siyaset yapıyorum. Bu süre içinde hücreleri, kavgaları, cezaevlerini gördüm. Şimdi diyorum ki kavgaların, işkencelerin, çetelerin, mafyaların olmadığı bir Türkiye istiyorum. Milletimle bütünleşip, milletimle beraber iktidar olmak istiyorum. Amerika, İsrail lobileri, Avrupa Birliği locaları, Avrupa fonları ve Türkiye'yi soyan mafya ve çetelerin sermayesiyle siyaset yapmadım. Bundan sonra da yapmayacağım. Onlara yaslanarak iktidar olmak istemedim, bundan sonra da olmayacağım. Milletimi yanıma alıp iktidar olacağım. Olursam siz halkımla olacağım, olmazsam da yine siz halkımla olmayacağım.''
Konuşması sırasında mikrofondaki kaçak nedeniyle elektrik çarpan Yazıcıoğlu, ''Beni günlerce elektriğe verdiler. Yeter artık burada da mı elektriğe vereceksiniz'' diye konuştu.
Yazıcıoğlu, konuşmasının ardından Emirdağ pazar esnafını ziyaret ederek partisi için destek istedi.
-''SEÇİMDEN GÜÇLENEREK ÇIKACAĞIZ''-
Muhsin Yazıcıoğlu, Emirdağ ziyaretinin ardından partisinin Çobanlar ilçesine bağlı Kocaöz beldesindeki seçim bürosunun açılışını yaptı.
Partisinin her zaman milletin hakkını koruduğunu söyleyen Yazıcıoğlu, şöyle dedi:
''Buraya 4 yıl önce de gelmiş ve seçimi kıl payı kaybetmiştik. Bu kez görüyorum ki bu seçimi biz alacağız. Adayımız inşallah seçilecek. Yerel yönetimlerde başarılı olmak ya da daha fazla hizmet vermek için belediye başkanının iktidar partisi mensubu olması gerekmez. Bazıları diyor ki 'iktidar partisinden olursa hizmet gelir, iktidar partisinden olmazsa hizmet gelmez', kim demiş onu. Hangi iktidar olursa olsun ben haklı bildiğim bir dava varsa onu sonuna kadar götürür, gerekirse söker alırım. Bugüne kadar hiç bir iktidarın doğru yaptığına yanlış demedim. Yanlışlarının da karşısında oldum. Ben doğruyu söylediğim sürece bu beldelere de hizmet gelecektir.''
Yazıcıoğlu, 29 Mart yerel seçimlerinde BBP'nin güçlenerek çıkacağını ve ileriki seçimlerde de mutlaka iktidar olacağını savundu.
10.03.2009
|
|
|
|
|
Logged
|
 Kalbimde 3 çicek yetiştirdim sevmek, sevilmek, beklemek. Sen bunların ikisini kopardın bana düşen beklemek
|
|
|
|
|
|
|
yalnizman
Cinsiyet: 
Nerden: ANTALYA
Kayit tarihi 10 Kasım 2007, 13:01
Mesaj Sayısı: 603
REP 25
   
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #5 : 08 Nisan 2009, 12:48 » |
|
BBP GENEL BAŞKANI MUHSİN YAZICIOĞLU, PERSPEKTİF PROGRAMININ KONUĞU OLDULinklerin Görülmesine İzin VerilmiyorLinki Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapınhttp://video.yahoo.com/watch/3217247/9092000[/size]]http://video.yahoo.com/watch/3217247/9092000
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşkın Dili Kuş Dili Gibidir, Ona Süleyman Gerek. Aşkın Sabrı Sonsuzluktur, Ona Yus'uf Gerek. Aşkın Esintisi Tufan Gibidir, Ona İsrafil Gerek. Aşkın Yolu Dağ, Kır Ve Çöldür, Ona Kerem, Ferhat ve Mecnun gerek. Bendeki Aşkın Tarifi Yok Sevgili, Onu Anlatabilmek İçin Yaşamak Ve Yaşatmak Gerek.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
sonsabah
 
Cinsiyet:
Nerden: ASLINDA ANTALYA AMA GALIBA RUZGARIN GOTURDUGU YER
Kayit tarihi 26 Ekim 2007, 10:55
Mesaj Sayısı: 2214
REP 195
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #9 : 09 Nisan 2009, 09:34 » |
|
Merhum BBP Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu, vefatından bir hafta önce Anadolu Gençlik Dergisi’nin Peygamber Efendimizle ilgili sorularını yanıtlamıştı. İşte o röportaj…
İsmini duyduğunuzda hissettikleriniz nelerdir?
Hüzünleniyorum… Görevini yerine getiremeyen bir kölenin hicabı. Onun arkasında bıraktığı mirasa, onun istediği gibi sahip çıkamadık. Onu anlatamadık, çünkü onu anlayamadık. Onun adını duyduğumda bu nedenlerle hüzünleniyorum. Tüm peygamberlerin şahitlik yapacağı yargı gününde O’nun ümmetinden olma şerefini ve liyakatini inşallah taşırım. Allah onun şefaatinden bizleri mahrum etmesin.
Peygamber Efendimiz`in (s.a.v) sizi en çok etkileyen yönü nedir?
Allah Resulü mükemmeldi. Bu cümleden hareketle, O’nun bütün güzellikleri karakterine dercettiğini düşünüyorum; O harika bir liderdi. Mütevaziydi, hoşgörülüydü, müşfikti, aydındı, çile adamıydı, kısacası muhteşemdi. Bütün bunlara rağmen O bir insandı. O’nun, İlahi kelamda çokça zikredilen beşeri vasfını arka plana iterek O‘nu dünyamızdan uzaklaştırdık ve aslında kendimize kötülük yaptık. Peygamber efendimiz bir insandı, onun en etkileyici tarafı her yönüyle “güzel insan” sıfatına sahip olmasıydı…
Günümüzde toplum olarak O’nun hangi özelliğine ihtiyaç duyuyoruz? O`nu hangi beşeri vasfı ile özlüyorsunuz?
O İlahi mesajı en iyi anlayan ve özümseyen kişiydi. Bütün beşeri vasıflarını özlüyoruz, hepsine ihtiyacımız var. Hepsini kaybettik, hepsinden uzaklaştık. Adalet, muhabbet, şefkat, özgüven, tefekkür, vefa, güven, dürüstlük, samimiyet… Allah Resulü, “Bir elime ayı, diğer elime de güneşi verseniz yine davamdan vazgeçmem!” cümlesini sadece diliyle ikrar etmedi. O böyle düşündü, böyle inandı, böyle konuştu ve böyle yaşadı… “Gerçekten İnanıyorsanız Üstünsünüz” ilahi düsturunu hayatının her anında ve her türlü şartta duruşuyla mücadelesiyle ispatladı.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Kalbimde 3 çicek yetiştirdim sevmek, sevilmek, beklemek. Sen bunların ikisini kopardın bana düşen beklemek
|
|
|
sonsabah
 
Cinsiyet:
Nerden: ASLINDA ANTALYA AMA GALIBA RUZGARIN GOTURDUGU YER
Kayit tarihi 26 Ekim 2007, 10:55
Mesaj Sayısı: 2214
REP 195
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #10 : 09 Nisan 2009, 13:32 » |
|
Helikopterden son görüntü
Kazayla ilgili helikopter içinden çekilen son görüntüler ortaya çıktı. Video donarak ölen İHA muhabiri Güneş'e ait..
25 Mart Çarşamba günü Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesine bağlı Keş Dağı mevkiinde düşen helikopterde yaşananlar 16 gün sonra İHA Muhabiri İsmail Güneş'in görüntüleriyle günyüzüne çıktı.
GÖRÜNTÜLER SİVAS'TAN SONRA BAŞLIYOR
Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı tarafından incelendikten sonra İsmail Güneş'in ailesine teslim edilen kasetteki görüntüler, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin Sivas'tan yola çıkmasıyla başlıyor.
TELEFONLA GEMEREK'E BAĞLANIP OY İSTİYOR
Havada gazeteleri inceleyen Muhsin Yazıcıoğlu, cep telefonuyla Sivas Gemerek'e telekonferans yöntemiyle bağlanıyor ve belediye başkan adayı için toplanan kalabalıktan oy istiyor.
OLUMSUZ HAVA KOŞULLARI
Kamera kaydında bölgedeki olumsuz hava koşulları da net bir şekilde yeralıyor ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun bu hava şartlarına rağmen üzerinde sadece ceket olması dikkat çekiyor.
EMNİYET KEMERİ BAĞLI, CEP TELEFONLARI AÇIK
Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin emniyet kemerlerini bağladıkları görülürken, helikopterde cep telefonları açık mıydı değil miydi tartışmaları da bu şekilde son bulmuş oldu.
İKİNCİ PİLOT KOLTUĞUNDA YOLCU
Sivas BBP İl Başkanı Erhan Üstündağ'ın Muhsin Yazıcıoğlu'nun hemen yanına oturduğu görülen 13 dakikalık kayıtta, pilot Kaya İstektepe'nin yanındaki ikinci pilot koltuğuna bir BBP'linin oturduğu da dikkat çekiyor.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 09 Nisan 2009, 13:35 Gönderen: sonsabah »
|
Logged
|
 Kalbimde 3 çicek yetiştirdim sevmek, sevilmek, beklemek. Sen bunların ikisini kopardın bana düşen beklemek
|
|
|
sonsabah
 
Cinsiyet:
Nerden: ASLINDA ANTALYA AMA GALIBA RUZGARIN GOTURDUGU YER
Kayit tarihi 26 Ekim 2007, 10:55
Mesaj Sayısı: 2214
REP 195
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #11 : 09 Nisan 2009, 16:58 » |
|
Yazıcıoğlu'ndan PKK önerileri!

Helikopter kazasında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu'nun PKK'yı bitirme için çözüm önerileri vardı. Bunlardan biri de mobil birliklerdi. Büyük Birlik Partisi (BBP)'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun terörün çözümüne yönelik önerileri güncelliğini korumaya devam ediyor. Terör örgütü PKK'nın Çekiç Güç'ün kanatları altında büyüdüğünü dile getiren Yazıcıoğlu, çok iyi yetiştirilmiş asker ve emniyet personelinden müteşekkil, tamamen yasal ve hukuk güvencesinde olacak 'Mobil Birlikler' kurulmasını istemişti.
Yazıcıoğlu, 9 kasım 2008'de BBP'nin 7'nci Olağanüstü Kurultayı'nda partililere yaptığı konuşmada "Yerel seçimlerde oyu yüzde 5'e çıkartın, ben genel seçimlerde yüzde 20'yi almayı garanti ediyorum" sözleriyle dikkat çekmişti.
PKK ÇEKİÇ GÜÇ'ÜN KANATLARI ALTINDA BÜYÜDÜ
Yollarının Türkmeniyle, Kürtüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisi ve Sünnisiyle, milleti tasada ve kıvançta bir yapacak, Türk-İslam coğrafyasında 'Büyük Birliği' kuracak büyük ülkü olduğunu dile getiren Yazıcıoğlu, şimdiye kadar terörle mücadele edilmediğini, gölgelerle mücadele edildiği sözleri de yankı bulmuştu. Terör örgütü PKK'nın Çekiç Güç'ün kanatları altında büyüdüğünü belirten Yazıcıoğlu'nun sözleri şöyle devam ediyordu: "Diyarbakır ne kadar Kürtse Edirne o kadar Kürt'tür. Trabzon ne kadar Türkse Diyarbakır o kadar Türk'tür. Kız aldık, kız verdik. Kanımız kanımıza, terimiz terimize karıştı. Kitabımız, Kıblemiz, Allahımız bir. PKK Kürtlerin temsilcisi değildir. PKK emperyalist güçlerin bir paçarvasıdır. Eğer Kürtleri sevmiş olsaydı yaylalar boşalmazdı. Kürt gençler büyük şehirlerde kapkaç ve tinere mahkum hale gelmezdi. Bugün işsizlik, yoksulluk, yatırım yoksa bunun sorumlusu terör örgütü ve beceriksiz iktidarlardır. DTP ve PKK bu davranışlarıyla en fazla zararı Kürt kardeşlerimize vermektedir. Dağlara kandırılıp giden çocuklar, cehalet bütün bunların kaynağı altında terör vardır."
MOBİL BİRLİKLER KURULMALI
Çete faaliyetlerine ve gizli örgütsel terör eylemlerine karşı düzenli ordularla açık mücadele stratejileriyle netice almanın mümkün olmadığını vurgulayan Yazıcıoğlu, çok iyi yetiştirilmiş asker ve emniyet personelinden müteşekkil, tamamen yasal ve hukuk güvencesinde olacak 'Mobil Birlikler' kurulmasını istemişti.
"Bunlar, terör örgütünün taktik, metot, strateji ve eylem niteliklerini bilen, buna göre vatandaştan teröristi ayıracak ve vatandaşa zarar vermeden enterne edebilecek yeteneklere sahip olacaktır." diyen Yazıcıoğlu, şunları söylemişti:
TAMPON BÖLGE OLUŞTURULMALI
"Sadece militan unsurlarla değil, onlara lojistik destek ve para veren yurt içi ve dışı tüm unsurlara karşı, öncesi sonrası veya okyanus ötesi diye ayırmadan etkin ve kararlı mücadele verilmelidir. Mayını üretip teröriste ulaştıranlardan, teröristin kullandığı silahı üreten, onları eğiten uzmanlardan ve onların ağababalarını tespit edip ifşa ederek hesap sormadan onlara haddine bindirmeden dağdaki eşkıyayı durduramazsınız. Şu gölgelerle dövüşüp milleti oyalamaktan vazgeçin. Türk silahlı kuvvetlerimizin terörle mücadelesinde mevcut sınırlarımız savunma için müsait değildir. Bunun için terör yok edilinceye kadar Türkiye Gabar'a sırtını dayayacak şekilde bir tampon bölge oluşturmalıdır. Demokratikleşme özgürlükler ve insanlarımızın kendi inancını ve tüm farklılıklarını ifade etme bu farklılıkları ile beraber var olma, bu farklılıklarını geliştirme arzularını sonuna kadar destekliyoruz. İnsanların ana dillerini öğrenmeleri, konuşmaları ve yayın yapmaları en temel tabii haktır. Bu alanda getirilmiş olan yasaklar 12 Eylül rejiminin anti demokratik dayatmalarıydı ve yanlıştı. Zaten bu konuda da önemli düzenlemeler yapılmıştır. Gelecekte de demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile, herkes için işlemesinin mücadelesini veriyoruz."
|
|
|
|
|
Logged
|
 Kalbimde 3 çicek yetiştirdim sevmek, sevilmek, beklemek. Sen bunların ikisini kopardın bana düşen beklemek
|
|
|
yalnizman
Cinsiyet: 
Nerden: ANTALYA
Kayit tarihi 10 Kasım 2007, 13:01
Mesaj Sayısı: 603
REP 25
   
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #12 : 11 Nisan 2009, 20:56 » |
|
Genel Başkanımızın Helikopter Kazası ve Şehit Liderimiz İle İlgili Açıklaması Aziz Türk Milleti, Kıymetli Alperenler ve Kendini Alperen Olarak Hissedenler
25.03.2009 tarihinde Liderimiz,Babamız,Ağabeyimiz, Kanatlarını her daim üzerimizde hissettiğimiz, Türk İslam aleminin son dönemde bağrından yetiştirdiği nadide değer Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki yol arkadaşları Erhan Üstündağ,Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, Kaya İstektepe ve İsmail Güneş elim helikopter kazası neticesinde İlahi Huzura kavuşmuşlardır. Cenabı Allah’ tan başta ailesi olmak üzere camiamıza ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum.
Alperen Ocakları Genel Merkezi olarak elim kazanın ilk öğrenildiği andan itibaren kaza bölgesine hareket etmek için yola çıktık. Olay sonrası gerek medya gerekse camiamız bir bilgi kirliliği ile karşı karşıya kaldı. Kayseri devlet hastanesine haberlerin doğruluğunu teyit edebilmek için bir ziyarette bulunduk; hastane yönetimi ve personelinin teyakkuz haline geçirildiğini müşahede ettik ve kendilerine; Genel Başkanımızın Hastanelerine gelip gelmeyeceği yönünde resmi bir bilginin ulaşıp ulaşmadığını sorduk, Kendileri de her hangi bir bilginin gelmediğini, fakat böyle bir duruma karşı tedarikli olmaları yönünde talimat aldıklarını ifade ettiler.
Daha sağlıklı ve net bir bilgiye ulaşabilmek için oradan Kayseri Valiliğine doğru yola çıktık. Kayseri Valiliği’ne geldiğimizde bir kriz masası oluşturulmadığını gördük ve olayın ilk saatlerinde Kayseri valiliğinden aktarıldığı ifade edilen Genel Başkanımızla alakalı haberin taraflarından mı medyaya ve parti genel merkezimize aktarıldığını, açıklığa kavuşturmak için valilik binası önünde 300 kişilik bir kalabalıkla basın açıklaması yaptık ve vali ile görüşmeye geçtik.
Vali Bey kendilerinin böyle bir bilgilendirmede bulunmadığını ifade etti. Valiliklerinde bir kriz masası bulunmamasını ise devletin kendisine böyle bir görev vermediğini söyleyerek açıkladı. Bizde kendilerine devlet böyle bir görev vermese bile millet nezdinde de şu an görevli olduklarını ifade ettik.
Kayseri Valisiyle görüşmeyi tamamladıktan sonra, Kahramanmaraş Göksun’a doğru yola çıktık. Saat 23.30 sıralarında arama kurtarma çalışmalarının son yönlendirildiği bölgeye intikal ettik. Köyde bir kriz masası beklerken böyle bir mekanizmayla hiç karşılaşmadık.Ve kimsenin olmadığı yerde ben varım diyebilen bir Alperen geleneğinden geldiğimiz için Devletin olmadığı yerde biz varız dedik ve Ocak 2. Başkanımız Cengizhan UZUNER,Teşkilatlardan Sorumlu Gen.Bşk. Yrd. Muhammed Doğan KAYA, Alperen Ocakları eski Genel Başkanları Serkan TÜZÜN ve Eyüp Gökhan ÖZEKİN, Kahramanmaraş ocak başkanımız Ali KIVRAK ve Kahramanmaraş Alperen Ocaklarına ait kalabalık bir topluluk ile birlikte dağlara, arama kurtarma çalışmalarına başlamak üzere çıktık.
Saat 04:00 sularına kadar dağda arkadaşlarımız büyük bir özveri ile takım elbise kösele ayakkabıları ile Liderlerini aradılar. Bu anlar belki de tarihe geçecek dakikalardı. Fakat artık donma tehlikesinin iyice artması neticesinde bir felakete neden olmamak Liderlerini arayan daha sakalı çıkmamış Alperenlerimizin, sıkıntılı bir duruma düşürmemek için köy merkezine dönme kararı aldık ve uyguladık.
Daha sonra köy merkezinde ve Kahramanmaraş valiliği önünde bu çalışmaların arzulanan boyutta olmaması sebebi ile bazı protestolarımız oldu ve Türkiye genelindeki arkadaşlarımızda bulundukları illerde çalışmaların yetersizliğini ifade edebilmek için ilgili makamlarla görüşmeler yapıp gösteriler düzenledi. Arama kurtarma çalışmaları ikinci gün öğlen saatlerinde arzulanılan boyuta gelmişti fakat geç tecelli eden bu ölçekte bir çalışmanın cenazeleri bulmaktan başka pek bir şansıda kalmamıştı.
Alperenlerin bu aşamaya kadar yapmış oldukları gösteriler, görüşmeler çalışmaların istenilen ve olması gereken boyuta getirilmesi için yapılmıştı. Hususiyetle helikopter bulunduktan sonra arkadaşlarımız ve özellikle yöneticilerimiz gelebilecek en kötü habere bile hem kendilerini hem teşkilatlarını hazırlamış ve vakarlı bir duruş sergileyerek ulvi bir atmosfere bürünmemiz gerekliliğini hissetmiş tavırlarını duaların, tekbirlerin, salavatların hakim olduğu bir sükunet halinden yana sergilemişlerdir. Ve saatler sonrada dava arkadaşlarımızı ve tüm Milletimizi yasa boğan haberi aldık.
Son dakikaya kadar ölümü ona hiç yakıştıramamıştık ortalıkta gezen en olmayacak efsanelere bile inanarak Liderimizin geri döneceğine inanıyorduk ama hükmü ilahi tecelli etmişti. Artık onun ve elim kazada hayatını kaybeden arkadaşlarının ruhlarını şad etmemiz gerekiyordu. Hatimler okunmaya başlamış, Şehit Liderimiz ve yol arkadaşlarının ruhlarını tekbirler ve salavatlar süslüyordu.
Onun bir hayali vardı. İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyordu. Ve bunu ihlasla istiyordu. Kâinatta kim neyi ihlâsla isterse Cenabı Mevla onu o kişiye nasip edermiş. Yaradan da ona son yolculuğunda da olsa o hayali nasip etti. Yıllardır kalplerde biriken sevgi ortaya çıkmıştı artık.O milletine hep güvenmişti, Milleti de ona son dakikada olsa kadir şinaslığını gösterdi.Ben derin milletim diyordu bunu ifade etmek istiyordu belki de, Zaten onu hiç anlamamıştık.Garip geldi garip yaşadı ama yiğit bir şekilde gitti.
Alperenler Liderlerine son dakikaya kadar üzerlerine düşen vazifelerini yapmıştır. Bundan sonrada üzerlerine düşen en önemli görevin Liderlerinin temsil ettiği misyonun gerektirdiği şekilde bir duruş sergilemek olduğunu düşünmektedirler.
İlay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Alem davandı bizimde davamızdır. Yolun sevgi, merhamet, vakar, dürüstlük ve anlayışla şekillenmişti bizimde yolumuzdur. Bundan gayrısı da ne seni ifade eder nede senin geride bıraktığın Alperenlerle ilişkilendirilebilir. Sen ocaklarımızın yetiştirdiği en güzel çiçektin, Ocaklıydın, Ocaktaydın, bir gül bahçesi olan Ocaklarımızın en nadide çiçeği Muhsin Yazıcıoğlu hiçbir zaman solmayacaktır. Artık sen yoksun ama biz daha hassas, daha dikkatli ve daha da özverili bir şekilde emanetlerine sahip çıkacağız. Bize verdiğin öğütler an gibi aklımızda ve artık seni daha iyi anlıyoruz.
RUHUN ŞAD OLSUN
ABDULLAH GÜRGÜR
ALPEREN OCAKLARI GENEL BAŞKANI
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşkın Dili Kuş Dili Gibidir, Ona Süleyman Gerek. Aşkın Sabrı Sonsuzluktur, Ona Yus'uf Gerek. Aşkın Esintisi Tufan Gibidir, Ona İsrafil Gerek. Aşkın Yolu Dağ, Kır Ve Çöldür, Ona Kerem, Ferhat ve Mecnun gerek. Bendeki Aşkın Tarifi Yok Sevgili, Onu Anlatabilmek İçin Yaşamak Ve Yaşatmak Gerek.
|
|
|
|
alanya
|
 |
« Yanıtla #13 : 19 Ağustos 2009, 09:18 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
 "ASK dudaklarinda kahkaha degil...gözlerindeki yastir...maksat sevgi ugruna ölmek degil..ölünecek sevgi bulmaktir..." Senden "disconnect" oldum olalı sevgilim Yaşadığım hayat "demo" oldu birden bire ''Ctrl+Alt+Delete'' bile yaramıyor kalbime artık "Alt+F4" deyip gitmenle kapandı tüm umutlarım "hata raporlarıyla" terkettin.başardın tatlım kutlarım...
|
|
|
|
red_rose
|
 |
« Yanıtla #14 : 02 Eylül 2009, 04:53 » |
|
böyle bi ölümühaketti amabu adam ölüğünde üzülmüştm ama öldüğü ıcın degıl annem üzüldüğü için annemlern sofrasına oturmus bı ınsan...
|
|
|
|
|
Logged
|
Beni yormayın, beni kırmayın, anlamazsanız kalsın hiç dokunmayın .
|
|
|
|